engelli sayfamiza geçmek için tiklayiniz
   
  • Kültür ve Tarih Şehri
  • Bilim ve Kongre Şehri
  • Eğitim ve Spor Şehri
  • Kalkınmada Öncü Şehir
  • Huzur Şehri
  • Çevre Dostu Şehir
  • Tarım ve Sanayi Şehri
  • Ulaşımda Model Şehir
     
 Turistik Yerler
 Tarihçe
 Yemek Kültürü
 Konya Fotoğrafları
 Konya Makaleleri
 Kent Rehberi
 Elkart
 Canlı Yayınlar
 Nöbetçi Eczaneler
 Hava Durumu
 Yeşil Alan ve Parklar
 Konya Sanal Tur
 Web TV


KONYA BELEDİYE TEŞKİLATI

Konya’da mahallî yönetimin tarihçesi.

 

Bir şehrin kendi kendini yönetmesi demek olan belediye; büyüyerek zenginleşip şehirleşen yerleşimlerde oluşan bir teşkilattır. Kelime olarak Arapça “belde” ve “bilâd” kelimeleriyle bağlantılı olan kelime Tanzimat Döneminde kullanılmaya başlamıştır.

Müslüman beldelerde belediyenin temeli “hisbe” teşkilatıdır. Hisbe; dinî emirler uyarınca gerçekleştirilen genel ahlakı ve kamu düzenini koruma faaliyetlerini ve özellikle bununla görevli müesseseyi ifade eder. Bu işle görevli memura da muhtesip denir. Hisbe, şeri bir müessesedir ve İslam şehrinde haram olanın işlenmesinin amme otoritesi tarafından önlenmesini emreder. Muhtesibin üç ana görevi vardır. Bunlar; dinî, iktisadi ve adlidir. Hz. Peygamber zamanından beri varlığı bilinen hisbe yani ihtisap işi, Hz. Ömer’in halifeliği zamanında tam teşkilatlı bir müessese hâline gelmiştir. Bu teşkilat Emevi, Abbasi ve Selçuklular dönemlerinde de devam etmiştir.

Selçuklu Döneminde Nizamülmülk, her şehir ve kasabaya bir muhtesebin tayin edilmesi gerektiğini söylemiştir. Eğer bir yerde ihtisap işleri nizamını kaybeder, ticaret ve ölçüler murakabesiz kalır, şeriat işleri bozulur ve fısk aşikâre vuku bulursa, oraya derhal heybetinden halkın ve ileri gelenlerin korkacağı hassa emirlerinden birini göndermesini sultana tavsiye etmiştir.

Konya’da ihtisap teşkilatı hakkında Selçuklular zamanında yazılmış olan Takrîrü’l-menâsıb (devlet makamlarına tayinler) adlı eserde bir ihtisap menşuru (belgesi) vardır. Bu belgede Sadr-ı kebir divanülhisbe hâkimi ve muhtesipler meliki Necmeddin Ebu Bekir’in Darülmülk Konya ihtisap işleri başına tayin edildiğine dair bilgilere yer verilmektedir. Fiyatların tespitinde pazarlarda men etme yetkisiyle miskal ve dirhemlerin ölçü ve ayarlarını muhafazada tam bir gayret ve itina göstermesi, alış-veriş esnasında maiyetinde bulunan kimselerin satıcı ve müşterilerin durumlarına bakarak adaletsizliğe meydan vermemesi, esnafın hakkına riayet etmesi ve yeni kaideler koymaktan sakınarak pazarlara emin tellallar koyması, kefaletsiz işe müsaade etmemesi, suçlulara suçu nispetinde ceza vermesi ve bütün ihtisap şartlarına riayet etmesi şeklinde bu mansıp sahibinin vazifeleri sayıldıktan sonra onun, eski muhtesiplerin ihtisap resmi olarak tasarruf ettikleri iradı alması bildirilmekte ve emir, naip ve Konya pazarları halkının Necmeddin Ebu Bekir’in muhtesip ve pazarların hâkimi olarak tanımaları ve tevki-i hümayuna itimat etmeleri buyrulmaktadır.

II. Kılıçaslan zamanında Konya’da sultana mensup Konyalı Fahreddin Yunus bin Hasan isminde dükkân sahibi bir muhtesip ile Malatyalı Ebu Bekir bin Hasan isminde diğer bir muhtesibin mevcudiyeti kayıtlarda geçmektedir. Karatay Vakfiyesi’nde, ordu muhtesibi (Muhtesibu’l-asâkir) olarak adı geçen Ebu Sait bin İlyas namında bir kimsenin mevcudiyeti, bu memuriyet ve vazifenin askerî teşkilat içerisinde de bulunduğunu ortaya koyması bakımından önemlidir. Muhtesiplere diğer devlet memurları gibi maişet tahsis edilmeyip esnaf ve pazarlarda muayyen bir ihtisap resmi verilmekteydi.

Müslümanların hâkim olduğu şehirlerde adli merciin kadılara yüklenmesi en gelişmiş örneğiyle bir kurulu nizam olarak Osmanlı Devrine aittir. Osmanlı şehrinin yönetimi ve yargı görevi ilmiye sınıfından olan kadılara bırakılmıştı. Kadı sadece şehrin değil, civarındaki köylerle nahiyelerin de mülki amiri ve yargıcı idi ve buna “Kaza dairesi” denirdi. Merkez bürokrasisinin üyesi olan kadı belirli bir süre için tayin edildiği bu bölgede yargının, kolluk işlerinin, mali görevlerin ve şehir yönetiminin sorumlusuydu. Klasik Osmanlı Döneminde şehir yönetiminde beledî, mülki ve adli görev aynı elde toplanmıştı. Kadı güvenlik amiri ve vakıfların deneticisiydi. Kadının bu görevleri yerine getirmesi için kendisine yardımcı olan bazı başka görevliler, kurumlar ve gruplar vardı. Subaşı, böcekbaşı, çöplük subaşısı, mimarbaşı gibi Yeniçeri Ocağı mensubu subaylar ve görevliler, genel güvenlikten temizlik ve imar düzeninin sağlanmasına kadar çeşitli alanlardaki kolluk görevini yerine getirmekteydiler. Yine kadının, büyük merkezlerin değişik semtlerinde bulunan “ayak naibi” denen vekilleri onun adına narhın uygulanmasını kontrol etmek, bölgelerindeki davalara bakmak ve esnafı teftiş etmekle görevliydiler. Osmanlı taşra idaresinde genellikle büyük memurların personeli onların özel hizmetlileridir.

Yavuz Sultan Selim döneminde çıkan Karaman eyaleti kanunları içinde yer alan “Kanun-ı İhtisâb-ı Şehr ve Kazâ-i Konya” adlı kanunnamede muhtesibin görevleri şu şekilde sıralanmaktadır:

“Muhtesib, narh-ı ma’rûfdan noksan üzere satduğı ehl-i hazarı kâdî ma’rifetiyle ta’yir edüb kanun-ı mukarrer üzere cerimesin alur; ziyâde nesne alamaz.”

“Ve muhtesib, me’kûlât satan ehl-i sûkdan her hafta haftalık deyü birkaç akçesin alur. Bakkal ve aşçı ve etmekçi ve kassâb dahi rızasıyla muhtesibe kesim gibi ikişer akçe verürmiş. Fi’l-hakika bu vaz’, ehl-i sûka naks üzere satmağa rıza ve icâzetdir. Ve bir tulum peynirden bid’aten resm alub andan satdırırmış. Kadı mahkemesine verilen narhı gözetmeyüb ve eksüğin dutub cerime almağa mukayyed olmaduğı ecilden bid’atler refolunub kadîm kadîmi tilere olmak mukarrer kılındı. Narh görülmeyüb hakk-ı sükût almak min-ba’d caiz değildir.”

Yine Osmanlı Döneminde ihtisap teşkilatıyla birlikte şehirlerde yürütülen bazı hizmetler vakıf müessesesince karşılanırdı. Vakıf müessesesi, vakfın statüsü ve dokunulmazlığını şehirdeki alt yapı ve bazı sosyal hizmetleri şeri kaidelerle himaye altına alarak herhangi bir idari otoritenin veya cemaatin usulsüz müdahalelerinden ve değiştirmesinden de korurdu. Şehrin hâkimi (adli merci) bu alanda kontrolcü fonksiyonu da yüklenirdi.

Osmanlı Döneminde Konya’da da vakıfların belediye görevlerini üstlendiği görülmektedir. Vakıfların belediye görevlerini layıkıyla üstlendiklerini gösteren tarihî vesikaların başında şeriye sicilleri gelmektedir. Şehirdeki çeşitli vakıflara ait yapıların zamanla onarımı gerektiğinde vakıf mütevellileri mahkemeden onay almak zorundaydı. Bu amaçla yapılan mimari keşiflerin şeri sicillerdeki örnekleri belediyecilik konusunda canlı ve değerli bilgiler içermektedir. Ayrıca şehirdeki konutların alım-satımı için de mahkemeye başvurularak hüccet istenirdi. İşte bu yüzden Konya şeriye sicilleri dikkatlice incelenirse, Osmanlı Dönemindeki Konya şehir dokusu hakkında çok önemli bilgiler elde etmek mümkündür. Bu bilgilerden Osmanlı Devrinde şehir dokusu ve yapılaşmasının tesadüfi oluşmadığı, tersine sistematik bir şekilde hazırlanan altyapı kavramının mevcut olduğu ortaya çıkar. Konya sicil kayıtlarına göre; 1683 yılında Elhac İshak Efendi tarafından şehrin en işlek iki kapısı olan Ertaş ve At Pazarı kapıları arasına baştanbaşa kaldırım döşetilmişti. Yine aynı şekilde Konya’nın kuzeyinden Musalla yöresinden Ertaş Kapısı’na ve At Pazarı Kapısı yakınındaki Buğday Pazarı’ndan semerciler çarşısına kadar kaldırım inşa edilmişti. Diğer bir sicil kaydında ise; kaldırım konusunun şehrin başka kesimlerinde alt yapı öğesi olarak yer aldığı görülmektedir. 1672 yılında Mevlâna Zaviyesi yakınındaki Kiremitli Han’dan Şehir Irmağı’na kadar kaldırım döşetilmişti. Aynı biçimde altmış beş odası, beş kenefi (helâ) bulunan Valide Han’ın avlusuna da kaldırım döşenmişti.

Yine aynı anlayışla iki bin kişinin ihtiyacını karşılamakta olan Karamanoğlu İbrahim Bey evkafından Mahkeme Hamamı’nın pis sularının akıtılması için şehir suruna kadar künklerden oluşan bir kanalizasyon şebekesi döşetilmişti. Halkın, şehrin temizliği konusunda da bilinçli olduğu bir başka kayıtta anlaşılmaktadır. 1670 yılında At Pazarı Kapısı (bugünkü Kapu Camii’nin hemen yanı) çevresinde oturanlar mahkemeye gelerek buradaki kasapların yol üzerine atıklarını döktüklerini şikâyet etmişler ve bu durumu yasaklatıcı karar çıkartmışlardır. Ayrıca dericilikle uğraşanların yoğun bir şekilde bulunduğu şehrin debbağhanesi de günümüzdeki modern belediyecilik uygulamalarına benzer bir şekilde şehir dışında, şehrin kuzeydoğusuna düşen Kâfur Nehri’nin iki tarafına inşa edilmişti.

Ayrıca Osmanlı Döneminde düzenli bir şekilde şehirdeki eski ana tesislerde onarımlar gerçekleştirilmekteydi. Hem bu dönemde şehrin ana kimliğinin korunması açısından, hem de tarihî eserlerin günümüze kadar gelebilmelerini sağlamış olması yönünden bu onarım faaliyetleri son derece önemlidir. Bu konu ile ilgili 1672 tarihli bir sicil kaydına göre; Mevlâna Zaviyesi yakınındaki Kiremitli Han’ın bitişiğine yapılan bir dükkânın, hanın damından akan yağmur sularının yapıya zarar verdiğinin tespit edilerek, bunun önlenmesi için mimarbaşının da katıldığı teknik bir keşif yapılmış ve eski bir yapı olan bu hanın korunmasını sağlamak için “zikr olunan mescid vakfının üç dükkânının hedmine (yıkılmasına) ve Çelebi Efendi’nin kahvehanesinin saçağı altında vaki bir buçuk zira’ (yaklaşık 1,20 m) arzı olan sekinin hedmine ve şimal tarafında vaki mülkü olan dükkânın hedmine” karar verilmiştir.

XVII. yüzyılda 20.000’e ulaşan Konya nüfusunun % 25’i bulan bölümü surların dışındaydı ve özellikle kırsal kesimden gelen ve sosyo-ekonomik sorunları bulunan kesim için Konya surlarının dışında elverişli bir yerleşim alanı doğmuştu. Bu durumu canlı bir biçimde sergileyen birçok sicil kaydı bulunmaktadır. 1718 yılında, şehir dışındaki vakıf arazi üzerinde çok düşük bir yıllık zemin kirası vererek yeni konutlar inşa edenlerle ilgili bir belge konuyu çok açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu şeri sicil kaydı şöyledir: “Hususu atil-beyanın mahallinde ketb ve tahrir-i ictima olunmağın savb-ı şer’i enverden me’zunen Mevlâna Muhammed Efendi İbn Mustafa Çelebi irsal olunup ol dahi zeyl-i kitabda harrara’l-esamiyi Müslimin ile mahmiye-i Konya’da Türbe-i Celaliye Vakfı’ndan olup Dolapucu Mahallesi kurbunda müceddeden bina olunan menzillere varup vakf-ı mezbur mütevellisi Bayram Çelebi iltimasıyla bi’r-rıza cümle beyninde senede vakıf tarafına her bir menzilin verilen icare-i zemini, beyan eder hurrira fi’l-yevmi’l-ışrın min cemaziyelüla li sene selasin ve mie ve elf (20 Cemaziyelevvel 1130). 34 şahıs, 11 şahit, yekün 306 Akçe”. Buna göre yeni inşa edilen 34 hanenin yıllık zemin kirası 4-10 akçe arasında değişmektedir. Bir ekmeğin 1 akçe olduğu bu dönemde bir ev için takdir edilen yıllık arsa kirası çok düşük gözükmektedir.

Konya belediye teşkilatının ilk kuruluşu 1830-39 yıllarında Âşık Şem’i* ile başlar. II. Mahmut zamanında İstanbul ziyareti dönüşü padişahın teveccühüyle ihtisap ağalığı vazifesi verilen Şem’i ölümüne kadar bu vazifeyi ifa etmiştir.

Türkiye’de Avrupa tarzında ilk belediye teşkilatının, 1854 yılında İstanbul’da kurulan Şehremaneti ile başladığı kabul edilmektedir. Türk belediye teşkilatında İstanbul ve taşra olmak üzere iki kanaldan gelişme kaydedilmiş; İstanbul’da başlayan Batılı tarzdaki beledî hizmetler, Kırım Savaşı’nın yapıldığı yıllara rastlamış, şehrin bir bölgesinde (VI. Daire) başlatılmış, daha sonra şehrin diğer bölgelerine teşmil edilmiştir. Taşradaki beledî hizmetler ise 1864 yılında çıkarılan Vilayet Nizamnamesi ile başlamıştır.

Konya belediye teşkilatı ile ilgili olarak en eski resmî bilgiler Vilayet Nizamnamesi’nden dört yıl sonraya rastlamaktadır. Nitekim bu konuda en eski tarihli bilgiler H 1285/1868 M tarihli Konya Salnamesi’nde bulunmaktadır. Bu salnamede Konya Belediyesinde görevli olan personel hakkında şu bilgiler verilmektedir:

Reis, Muavin: 1, Aza: 6, Sandık Emini: 1, Kâtip:1, Ebniye Kalfası: 1.

1869 yılı salnamesinde ise belediye hizmetleri konusunda şu bilgilere rastlanmaktadır: Vilayet Matbaası açılmış, Alâeddin Tepesi’ndeki kiliseye saat kulesi tahsis edilmiş, çıkan bir yangında ise belediye binası tamamen yanmıştır.

1870-74 yılları arasında teşkilat yapısında bir değişiklik olmamış, 1874 yılında teşkilata mühendis ve mülazım, 1876 yılında baytar ve zeytincilik kadroları eklenmiştir.

1877 yılında “Dersaadet Belediye Kanunu” ile birlikte “Vilayetler Belediye Kanunu”nun yürürlüğe girmesiyle belediyelerin hukuki statüleri belirginleşmiştir. Buna göre belediye başkanı, belediye meclisi üyeleri arasından devlet tarafından tayin edilecektir. Bu kanun ile ilk defa tek dereceli seçim esası getirilmiş, demokratik sistemin en önemli ilkesi olan gizli oy ve açık tasnif benimsenmiştir. Belediye başkanının tayin hususu 1914’te değiştirilerek “erbabı iktidardan bir zatın tayin edilmesi” şekline dönüştürülmüştür.

1877 yılı Vilayetler Belediye Kanunu’na göre teşkilatlandığı anlaşılan Konya Belediyesi’nde görevleri şöyle düzenlenmiştir: Cadde, sokak, meydan yapmak, kaldırım, su yolu, lağımları inşa ve tamir etmek, beldenin temizlik işlerini münasip göreceği şekilde yürütmek, vurgunculuğu önlemek ve narh koymak, aceze (ihtiyar) ve fukaranın ihtiyaçlarını temin hususunda onlara kolaylık göstermek, sokakları aydınlatmak, pazar mahalleri kurmak, kimsesiz ve çalışmayacak derecede fakir bulunanların mahallelisi tarafından iaşesini temin etmek, çalışacak kudrette bulunan fakirlere iş bulmak, dükkânların, umuma mahsus yerlerin temizliğini kontrol etmek, pazar ve dükkânlarda kullanılan tartı ve ölçüleri denetlemek, yangını önleyici tedbirler almak, sözleşmeleri tescil etmek.

1879 yılına ait Konya Belediyesi kadrosu ve geliri şöyledir:

Reis, aza, müfettiş, tabip, kâtip, refiki, sandık emini, kolcu, kalfa, piyade kolcu, tulumbacı.

Belediyenin bir senelik varidatı: 152.000 kuruş.

1880 tarihli Belediye Kanunu’na göre Konya Belediyesi on iki üyeden oluşmuştur. Bu üyeler daha önceki dönemlerde olduğu gibi dört yıllığına seçilmişler; içlerinden biri de mahallinin en büyük mülkiye memuru tarafından belediye reisliğine tayin edilmiştir.

1884-1888 yıllarında belediye teşkilatında mimar ve kalfasının istihdam edildiği görülmektedir. Bu yıllarda şehrin imar faaliyetleri başlamış, ilk kanalizasyonu yapılmıştır. Ayrıca bugünkü hükümet binası inşa edilmiştir. 1886 yılında kule saatçisi belediye görevlileri arasında yer almıştır.

1895 yılına gelindiğinde ise belediye dairesi personeli şu şekildedir:

Reis, aza, belediye kalemi, başkâtip, sandık emini, kâtip muavini, baytar müfettişi, belediye tabibi, mimar kalfası, müfettiş, merkez baytarı, kule saatçisi, depo memuru, odacı, fişenkçi, süvari kolcular, piyade kolcular, tulumbacılar (itfaiye takımı), nefer.

1897-1905 yılları arasında bir Alman şirketi vasıtasıyla Konya’nın sulama şebekesiyle ilgili çalışmalar başlatılmış, Çayırbağı içme suyu şehre getirilmiş, Buğday Pazarı yapılmış, İstasyon Caddesi açılmış, şehir dışında Meram Deliklitaş mevkiinde Maarif Değirmeni yapılmış, bugünkü Harada ilk defa numune tarlası tahsis edilmiş, sığır ve at cinslerinin ıslahı için merkezler kurulmuş, patates ekimi ile ipek böcekçiliği için bu sahalarda fenni tarım ile dutluklar tesis edilmiştir.

1906 yılı salnamesine göre Konya Belediyesi personeli, gelir ve giderleri şöyledir:

Reis, azalar, tabip, tabib-i sani, sağlık memuru, belediye kabilesi (ebe), merkez aşı memuru, seyyar aşı memuru, ketebe (kâtipler) ve memurin (memurlar), fenniye, tahrirat (yazı) kâtibi, muhasebe kâtibi, sandık emini, mühendis muavini, müfettiş, çavuş ve tanzifat (temizlik) müstahdemini (hizmetlileri), serçavuş (başcavuş), süvari çavuş, akarat tahsildarı, nefer.

1322 Senesi (1906) geliri: 391,133 kuruş, 15 para, gideri: 376,267 kuruş, 5 para.

1918 yılında ise ufak çapta bir elektrik tesisatı kurulmasıyla şehir ilk defa elektriğe kavuşmuş, Konya elektrik tesisatına sahip nadir iller arasına girmiştir.

Ulaşım konusunda ise; Batılı anlamda ilk modern atılım, atlı tramvaydır. 1906 yılında kararı alınan tramvayın, 1909 yılında rayları döşenmiş, 1913 yılında da vagonlarının gelmesiyle tramvay tam işletmeye açılmıştır (bk. Atlı Tramvay*).

Millî Mücadele Döneminde Osmanlı uygulamaları devam etmiş ve 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile beledî hizmetlerin vilayet şurası tarafından yürütülmesi düşünülmüştür. Hayata geçirilemeyen bu düzenlemeden sonra Cumhuriyet Döneminde 1924 yılında ilk defa belediyecilik konusunda bir düzenleme yapılmıştır.

1919-1923 yılları arasında Konya Belediyesi tarafından yapılmış olan bazı çalışmalar, personel durumu ve gelirleri şöyledir:

Alâeddin Bulvarı açılmış, Kayalı Park yapılmış, Şerafeddin Camii arkasındaki mezarlık kaldırılmış, mağaza ve dükkânlara tabela asma mecburiyeti getirilmiş, sokak ve evlerin numaralandırma işlemi başlatılmıştır.

1922 yılında Konya Belediye Teşkilatı ve personel durumu şöyledir:

Meclis üyesi: 12 kişi, muhasebeci: 1, kâtip: 2, fen işleri: 2, fen memuru: 1, sağlık işleri: 1, doktor: 1, aşı memuru: 1, ebe: 1, temizlik memuru: 1, hademe: 10, bekçi: 1, ahırcı: 1, zabıta işleri: 1, müfettiş: 1, müfettiş muavini: 1, kolcu (zabıta memuru): 9.

1923-1927 yılları arasında yapılan çalışmaların bazıları şunlardır:

Şehir yolları şose olmuş, yaya kaldırımları yapılmış, fenni fırın inşa edilmiş, Dereköy Elektrik Santralı ve Atatürk Anıtı yapılmış, itfaiye teşkilatı kısmen motorize olmuş, Dede Aile Bahçesi fidanlık yapılmış, Mukbil suyu getirilmiş, parklar yapılmış, tuğla ve testi ocakları şehir haricine çıkarılmış, vakıf su tesisatı belediyeye devredilmiştir.

1927-30’lu yıllarda belediye itfaiye teşkilatı kurularak şehir merkezinde genel aydınlatma yapılmıştır. Konya Belediyesi, teşkilat ve verdiği hizmet bakımından o tarihlerde mevcut olan 501 belediye içinde ilk 94. sırada yer almaktadır.

Cumhuriyet Döneminde beledî hizmetler konusunda en kapsamlı düzenleme 1930 yılında yapılmıştır. Aynı yıllarda benimsenmiş olan devlet-parti bütünleşmesinin bir yansıması olarak mahallî yönetimlere inisiyatif verilmemiş, merkeziyetçi uygulama artarak devam etmiş; bu durum belediyeciliğin gelişmesine engel olmuştur.

Aynı tarihte yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediye Kanunu, hemen onun ardından yürürlüğe giren ve halkın toplu hâlde bulunduğu yerlerin denetimini belediyelere veren 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve imar alanında birtakım yetkiler içeren 1933 tarihli 2290 sayılı Belediyeler Yapı ve Yollar Kanunu gibi düzenlemeler, Cumhuriyet Dönemi belediyeciliğinin temelini oluşturmuştur.

Bu düzenlemelerle belediyelere kısa ve uzun vadeli avans ve kredi verebilmesine imkân tanınmış, bu maksatla 2301 sayılı kanunla Belediyeler Bankası kurulmuştur (Daha sonra İller Bankasına dönüştürülmüştür). Belediyelere % 10’luk pay ihtiva eden 2256 sayılı Gümrük Tarifesi Kanunu çıkarılmış, 3004 sayılı İskele Ücretlerinin Tespitine Müteallik Kanun ve 3702 sayılı Çalgı, Lubbiyat ve Saire Eğlence Mahallerinden Alınacak Resimler Kanunu ile belediyelerin gelirlerini artırıcı yönde düzenlemelere gidilmiştir.

1930 yılında Belediye Kanunu ile avarız vakıfları, mezarlık ve namazgâhlar, çayırlar, seyir yerleri, belediyelere devrolunmuştur. Bu yıllarda Dereköy Elektrik Santralı ve Alâeddin su sarnıçları işletmeye açılmıştır (Bu sarnıçlar sonradan yıktırılmıştır).

1930-38’li yıllarda Belediye Mezbahası modern bir şekilde inşa edilmiş, Dutlu içme suyu getirtilmiş, buz fabrikası tesis edilmiş, Alâeddin Tepesi ile Anıt arasındaki yola parke taşları döşenmiş, bu dönemde ilk şehir planı yapılmış, itfaiye teşkilatı motorlu araçlarla donatılmış, Cumhuriyet Meydanı yapılmış, Konya harası kurularak Ankara Gazi Çiftliği paralelinde modern tarım çalışmalarına başlanmış, şehir merkezinde mevcut olan elektriğin mahallelere götürme çalışması başlatılmış, daha önce başlatılan cadde, sokak isimleri tekrar tespit edilerek her mahallenin haritası çıkarılmış ve toplam 18.668 numara verilerek numaralandırma işlemi tamamlanmıştır. Ayrıca hâlihazır harita ve şehir planı uygulamaya başlatılmıştır. Cumhuriyet’ten evvel 40-45 bin lirayı geçmeyen belediye bütçesi 1938 yılında 220 bin lirayı bulmuştur. Bu tarihlerde Buğday Pazarı’na 42 mağaza yapılmış, Alâeddin Tepesi’nde bir sinema ve tiyatro binası inşa edilmiştir.

1937 tarih ve 3166 sayılı kanun ile belediyelere 5 hektar orman yetiştirme görevi verilirken; 1938 tarih ve 3530 sayılı kanun ile sportif faaliyet görevi verilmiştir. Özellikle 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun, her türlü yerel hizmeti belediyelere görev olarak vermesi o yılların şartları içinde dikkat çekicidir. Ayrıca belediyeleri, bu görevleri yaptıktan sonra beldelerin ve belde halkının yararına olabilecek her türlü girişimde bulunmakta yetkili kılmıştır.

1926 yılından beri belediye tarafından yürütülmekte olan elektrik, su, otobüs hizmetleri 7 Mayıs 1946 tarihinde Konya Elektrik AŞ tasfiye edilerek katma bütçeli elektrik su, otobüs (ESO) işletmesine devredilmiştir. ESO işletmesinin kurulmasıyla birlikte atlı tramvay seferden kaldırılarak toplu ulaşımda önemli bir dönemeç sayılan dört adet karoserli otobüs satın alınmıştır. Bu otobüslerle İstasyon ve Meram semtleri arasında otobüs seferlerine başlanmıştır. Şehir içindeki caddelere parke döşenmiş, itfaiye teşkilatı tamamen motorize olmuş, ilk özel hastane açılmıştır.

1946-1950 yılları arası büyük hal binası yapılmış, Eski Meram Yolu Elektrik Santralı kurulmuş, Meram Yolu asfaltlanmıştır (ilk asfalt yol). 1948 yılında 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu çıkarılmış ve otuz yıldan fazla yürürlükte kalan bu kanunla belediyelerin gelirleri derli toplu hâle getirilmeye ve borçlanma konusunda belediyelere imkânlar verilmiştir. 1946’da 816 hektar sahayı kapsayan Konya nazım imar planı yapılmış ve 1954 tarihine kadar uygulanmıştır.

1950-1954 yılları arasında ilk defa şehir içi caddeleri asfaltlanmış, Göksu Elektrik Santralı kurulmuş, temizlik işleri tamamen motorize hâle getirilmiştir. 1955 yıllında şehirdeki su şebekesine kuyu suları ilave edilmiş, 1958-1960 yılları arasında belediye otobüsleri takviye edilmiş Göksu Hidroelektrik Santralı işletmeye açılmıştır. 1955-1957 yıllarında Mevlâna Müzesi Meydanı açılmış, Baruthane, hal binası ve Alâeddin Torans Gazinosu inşa edilmiş, Alâeddin Tepesi etrafını çeviren cadde ile İstasyon, Mevlâna, Larende ve Doğumevi caddeleri genişletilerek asfaltlanmıştır. 7.500 m²’lik bir alana bir hal binası yaptırılmış, şehirlerarası garaj ve itfaiye garajı inşa edilmiş, büyük bir borsa binası yapılmıştır.

1958-1960 yılları arasında belediye otobüsleri ile itfaiye araçları Almanya’dan ithal edilen modern otobüs ve araçlarla takviye edilmiştir. Meram Yeni Yol üzerinde bulunan ve “Battı-Çıktı” diye adlandırılan alt geçit ile Ankara-Konya giriş yolunun istimlâki yapılmıştır. 1954’te 912 hektar sahayı kapsayan imar planı yapılmış ve 1960 tarihine kadar uygulanmıştır.

1961 Anayasası ile mahallî idarelere mali ve hukuki yönden önemli düzenlemeler yapılmıştır. 1961 yılında Konya Belediyesi dâhilinde 170 mahalle bulunmaktadır. Bu tarihlerde belediye binasının inşasına başlanmış, Ankara giriş yolu yapılarak trafiğe açılmıştır. 1963 yılında yapılan bir düzenleme ile daha önce belediye meclisi üyeleri arasından seçilen belediye başkanlarının doğrudan, serbest ve nispi temsil esasına göre seçilmesi sağlanmıştır. Aynı yıl Konya Belediyesinde bazı yapısal değişiklikler gerçekleştirilmiş, belediye bünyesinde imar müdürlüğü, 1967’de armoni mızıkası kurulmuştur.

1963-1970 yılları arasında Nalçacı Caddesi ve çevresinde modern bir şehir oluşturulmaya başlanmıştır. Bu oluşumun devamı olarak şehir kuzey istikametinde alabildiğine gelişip, bugünkü Selçuklu ilçesini oluşturmuştur. İrfanlı Elektrik Santralı’ndan enerji takviyesi yapılmış, yeni Belediye Sarayı hizmete açılmış ve şehir içi sokakların asfaltlanmasına başlanmıştır.

1970-1977 yılları arasında belediye bünyesinde otogar ve fuar müdürlükleri ihdas edilmiş, yeni otopark ve Kültür Park hizmete açılmış, park ve bahçeler müdürlüğü ihdas edilmiştir. Göksu Hidroelektrik santralı 1972 yılında Türkiye Elektrik Kurumuna devredilmiştir.

1974 yılı imarda ilk önemli revizyon yılıdır. Bu revizyon planıyla Dört Numaralı Gecekondu Önleme Bölgesi olan Cumhuriyet ve Binkonut mahalleleriyle Konya’nın “gecekondusuz şehir” oluşunun ilk adımı atılmıştır. Sanayi gelişimi şehrin kuzeyinde, İstanbul ve Ankara yolları arasında kalan bölgede yoğunlaştırılmıştır.

1977-1980 yıllarında şehrin imar planının büyük bir bölümü olan Meram, Lalebahçe, Sille kırı, Dört Numaralı Gecekondu Önleme Bölgesi ve Üniversite ile Konya’nın 2/3’nin imar planı uygulamaya alınmıştır. Bugünkü (2012) belediye sarayının projesi hazırlanmış, hâlen kullanılan raylı sistemin imar planları yapılmıştır. Dört Numaralı Gecekondu Bölgesi için altı milyon metre karelik alan istimlâk edilmiş ve bugünkü Cumhuriyet Mahallesi oluşturulmuştur. Konya Belediyesinde ilk defa bilgisayar ve telsiz kullanımı gerçekleşmiştir. Dede Bahçesi iki kat genişletilerek fuar alanı hazırlanmıştır. Mevlâna Müzesi’nin çevresi istimlâk edilerek Gül Bahçesi hâline getirilmiştir. Almanya’dan beton asfalt tesisleri getirilerek Konya’nın 2000 yılına kadar olan asfalt ihtiyacı karşılanmıştır. Konkasör tesisleri kurularak mucur asfalt yapımına geçilmiştir. Yeni kurulan semt pazarları kurulmuş, İller Bankasına şehrin Altınapa Barajı’ndan içme suyu alınmasıyla ilgili proje hazırlanmıştır.

1980 yılı itibariyle Konya Belediyesinin teşkilatlanması şöyledir:

Başkan, başkan yardımcısı: 3, şube müdürü: 16, şeflik: 4, yazı işleri müdürlüğü, hesap işleri müdürlüğü, sağlık müdürlüğü, veteriner müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü, hukuk işleri müdürlüğü, zat işleri müdürlüğü, imar işleri müdürlüğü, zabıta müdürlüğü, itfaiye müdürlüğü, park-bahçe müdürlüğü, fuar müdürlüğü, Koyunoğlu Müzesi Müdürlüğü, gelir müdürlüğü, otogar müdürlüğü, hal müdürlüğü, evlendirme memurluğu, grup ayar memurluğu, armoni mızıkası şefliği.

1981 yılında 2561 sayılı Büyükşehirlerin Yakın Çevresindeki Yerleşimlerin Ana Belediyelere Bağlanmaları Hakkındaki Kanun ile 300.000’i geçen sekiz büyük ilde ana belediyeye komşu küçük belediye ve köylerin birleştirilmesi sağlanmıştır. Bu uygulama ile belediye sayısı 1.700’den 1.580’e düşmüş ve aynı zamanda 150 kadar köyün tüzel kişilikleri kaldırılmıştır. Bu kararın alınmasındaki en önemli etken hızlı şehirleşmenin ortaya çıkardığı alt yapı yetersizliğidir.

09.01.1981 tarih 1981/19 sayılı meclis kararı ile Konya Belediyesi çevresinde bulunan Sille, Dere ve Hocacihan belediyelerinin sınırları ile birlikte, belediyeye bağlanmasına, Dere ve Hocacihan belediyelerinin mahalle, Sille Belediyesinin de şube müdürlüğü hâline getirilmesine karar verilmiştir. Ayrıca Kayacık, Tatlıcak, Saraçoğlu, Taşra Karaaslan, Elmacı, Yaylapınar (Abdürreşit), Hasanköy, Karahüyük, Yeni Kozağaç, Beybes, Hatıp, Köyceğiz, Yazır köylerinin mahalle olarak Konya Belediyesine bağlanmasına ve bu köylerin hudutlarının belediye hududu olarak tespit edilmesi gerçekleşmiştir. Müstakbel aksaklıkları önleyebilmek amacıyla da; Karaömerler, Tömek, Ortakonak (Zivecik), Alakova, Dikmeli (Gödene), Çayırbağı, Sulutas, Sarayköy, Ardıçlı (Malas), Şadiye (Dokuz), Sarıcalar, Yukarıpınarbaşı, Aşağıpınarbaşı köyleri sınırlarının belediye mücavir alan sınırı olarak tespit edilmesi karara bağlanmıştır.

Bu ilhaklarla belediye hizmet alanı 38 bin 700 hektardan 77 bin 600 hektara (mücavir alanla birlikte 128 bin 600 hektar) çıkmış; merkez nüfus 329 bin 139’dan 353.300’e yükselmiştir.

1983 yılında yeni bir imar planı yapılmıştır. Bu planda, 1974 planında olduğu gibi, şehir formunun doğrusallaştırılmasına yönelik olarak, şehir merkezi ile Kampus alanı arasına tramvay, günümüzde Kule ve çevresi olarak bilinen bölgeye de “Yeni Kent Merkezi” önerilmiştir.

1981-1987 yılları arasında Belediye Gelirleri Kanunu’nu ve Belediye ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ile belediyelerin gelirleri kısmen arttırılmıştır. Bu dönemde büyükşehirlerin yakın çevresindeki yerleşim yerlerinin ana belediyelere bağlanmasına ilişkin düzenlemeler ile büyük şehirlerin etrafında oluşmuş olan çok sayıda belediye tek bir belediye hâline getirilmiştir.

Konya Belediyesi, 20.06.1987 tarih 3399 sayılı Kanun ile üç ilçeden (Meram, Selçuklu ve Karatay) meydana gelen “Büyükşehir” statüsüne kavuşturulmuştur.

Bu dönemde eski Meram yolu üst geçit köprüsü, Ankara ve Sille yolu köprüleri, Aziziye, Şerafettin, Vatan ve Millet caddeleri başta olmak üzere birçok cadde ve yol açılmıştır. Kanalizasyon şebekesinin önemli bir bölümü tamamlanmış, şehir içine tatlı su verilmesine başlanmıştır. 1973 yılında devralınan Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi, 1984 yılında yeni binasında hizmete açılmıştır (Mezkûr kuruluş hâlen bu binada hizmet vermektedir), 1986’da Belediye Sarayı hizmete girmiştir.

1987’de temeli atılan Hafif Raylı Sistem, Eylül 1992’de hizmete girmiştir. 1989’da Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (KOSKİ) kurulmuştur. BESO’nun su ile ilgili görevleri ve fen müdürlüğü tarafından yürütülen kanalizasyon işleri, KOSKİ’ye devredilerek BESO’ya ait otobüs işletmesi, Otobüs İşletmeleri Genel Müdürlüğü 1992’de Hafif Raylı Sistem’in de devreye girmesiyle Toplu Ulaşım İşletmesine intikal etmiştir.Şehir İçme Suyu Arıtma Tesisi 1995’te hizmete girmiştir.

1995’te Selçuklu Belediyesi sınırları dâhilinde Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin temeli atılmış, 2000 yılında da hizmete açılmıştır. 1990’da hizmete giren Uygun Satış Mağazaları (USAM), Konya’da marketçiliğin yaygınlaşması sebebiyle misyonunu tamamlamış ve 1995’te özelleştirilmiştir. 1995’te Raylı Sistem’in ikinci kısmı (Cumhuriyet Mahallesi-Kampus arası) hizmete açılmıştır. İhsaniye Alt Geçidi ve Sanayi Köprülü Kavşağı 1997’de hizmete açılmıştır.

Büyükşehir Belediyesi kültür alanında da atılımlar yapmış ve yayımlamış olduğu kitaplar ile 1997 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’nce “Kamu Kurum Yayıncılığı” dalında birincilik ödülü almıştır. Ayrıca her yıl; Mevlâna’yı anma programları, Altınbaşak Kültür-Sanat Etkinlikleri, Ramazan Etkinlikleri, Âşıklar Bayramı, Çocuk Şenlikleri, Kongre ve panellerle dolu faaliyet programı uygulanmaya devam etmiş ve etmektedir.

1999 yılında yapılan planda ise sanayi toplumundan, sanayi sonrası toplumuna geçiş süreci planlamada etkili olmuştur. Teknopol, serbest bölge, organize sanayi bölgeleri (4 ve 5.) ve ileri teknoloji enstitüsü alanı gibi kullanımlar, bu süreç içinde planlanmıştır. Dünya ile entegrasyonuna katkı sağlamak amacı ile önerilen uluslararası havaalanı, önemli diğer kararlarından biridir.

1999-2004 yılları arasında Kozağaç Piknik Alanı, Selahattin Eyyubi Tepesi, Selçuklu Kulesi, Belediye Yeraltı Çarşısı, Kunduracılar Köprülü Kavşağı, Ulu Irmak Üst Geçidi, Aydınlık Üst Geçidi, Fetih ve Ahmet Özcan caddeleri ve yüzme havuzu yapılmıştır.

09.08.2004 tarih 2004/67 sayılı meclis kararı ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 2. maddesi gereğince büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ve tüzel kişilikleri sona ererek mahalleye dönüşen köylerin isimleri ile bu sınırların içinde olup, orman köyü özelliğinde olan ve dolayısıyla köy tüzel kişilikleri devam eden köylerin, şu şekilde ilçelere bağlanmasına karar verilmiştir.

Büyükşehir Belediyesine Bağlanan İlk Kademe Belediye ve Orman Köyleri: Sulutas, Tatköy, Ardıçlı, Dokuz, Aşağıpınarbaşı, Yukarıpınarbaşı, Tömek (Selçuklu); Çomaklı, Yenibahçe, Dikmeli, Pamukçu, Boyalı, Boruktolu (Meram), Kaşınhanı (Yeni Mahalle), Kaşınhanı (İstasyon Mahallesi), Çarıklar (Fatih Mahallesi) (Meram ilk kademe belediyeleri); Yükselen (Merkez Mahallesi), Yükselen (Bilecik Mahallesi) (Selçuklu ilk kademe belediyeleri); Küçükmuhsine (orman köyü), Sarıcalar (mücavir alan köyü) (Selçuklu); Çayırbağı (orman köyü), Karadiğin Deresi (orman köyü) (Meram); Erler, Sakyatan, Şatır, Ortakonak (Karatay); Alakova (Meram); Sarayköy (Selçuklu).

2004’ten günümüze kadar imar çalışmaları, sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun farklı kesimlerini ilgilendiren geniş yelpazeli faaliyetleriyle toplumdaki sosyal barışın sağlanmasında önemli fonksiyonlar üstlenmiştir.

Türkiye’de olduğu gibi dünyada da sosyal ve kültürel belediyecilik alanında önemli görevler üstlenen Konya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Tarihî Kentler Birliği’nin yaptığı toplantıya ev sahipliği yapmıştır. Meslek edindirme kursları (KOMEK) adıyla toplumda istihdamı yaygınlaştırıcı bir misyon üstlenerek kısa sürede 100’den fazla branşta kurslar düzenlemiştir. Daha sonra faaliyetlerini yurt dışına taşıyarak Saray-Bosna (Bosna-Hersek), Gostivar, Kalkandelen, (Makedonya) ve Madrid’de (İspanya) hizmet verilmiştir.

Bu dönemde Ankara, İstanbul ve Antalya yollarının yenilenmesi başta olmak üzere şehir içindeki trafiği yoğun caddeler üzerinde elli altı adet alt ve üst geçit inşaati gerçekleştirilmiş; Çeçenistan, Fırat, Ali Ulvi Kurucu, Fatih caddeleri gibi şehir içi ulaşımı rahatlatan yirmi dokuz yeni cadde açılmıştır.

Büyük parklar, İstiklal Harbi Şehitliği, Büyükşehir Kılıçaslan Gençlik Merkezi, atık-su arıtma tesisleri, Uluslararası Moto-Drag Pisti, hanım lokalleri gibi birçok sosyal, tarihî ve kültürel tesisler inşa ederek topluma hizmet vermektedir. Mevlâna Kültür Vadisi, Yeni Kent Meydanı, Katı Atık Değerlendirme ve Dönüşüm Tesisleri, yeni stadyum, Bilim Merkezi ve Mevlâna Alanı gibi önemli kentsel dönüşüm projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.

2010 yılında şehrin mücavir sahası içerisinde 592 cadde, 12.149 sokak ve 212 mahalle bulunmaktadır. 2013 yılı itibariyle teşkilatlanma yapısı 1 genel sekreter, 3 genel sekreter yardımcılığı, 17 daire başkanlığı, Hukuk Müşavirliği ve Teftiş Kurulu Başkanlığından oluşan geniş kadrosuyla Konya Büyükşehir Belediyesi, “Bir Başkent Daima Başkenttir” bilinciyle hizmet vermeye devam etmektedir.

12.11.2012 tarih ve 6360 Sayılı Kanun’la 2014 yılından itibaren de Konya Büyükşehir Belediyesinin sınırı, Konya ilinin mülki sınırı olacak; mülki sınırlar içinde yer alan belde belediyeleriyle köy tüzel kişilikleri kaldırılıp, köyler mahalle, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine dâhil olacaklardır.

Geçmişten Günümüze Konya Belediye Başkanları

Âşık Şem’i (İhtisap Ağası) (1830-1839)

Muhasebeci Rahmi Bey (1868-1869)

Hacı Fasih Efendi (1870)

Hacı Velizade Mehmet Ağa (1871-1872)

Hacı Şerif Efendi (1873-1874)

Mustafa Lütfi Efendi (1875-1876)

Hacı Şerif Efendi (İkinci defa; 1877)

Hacı Velizade Mehmet Ağa (İkinci defa; 1878)

Hacı Fasih Efendi (1879-1882)

(Hacı Velizade) Mehmet Ağa (Üçüncü defa; 1884-1890)

Burhanzade Seyit Efendi (1891-1892)

Hacı Velizade Mehmet Efendi (Dördüncü defa; 1893-1895)

Hacı İbrahim Efendi (1896)

Seyit Mehmet Rıfat Efendi (1899)

Hacı Ali Efendi (1905)

Arapkirli Mustafa Efendi (1908-1912)

Ali Saip Efendi (1912; altı gün reislik yaptı)

Hacı Ali Efendi (İkinci defa; 1912-1914)

Dellalbaşının Tahrir Efendi (1914-1916)

Mecidiyezade Afif Bey (1917)

Mühendis Muhtar Bey (1917)

Mehmet Muhlis [Koner] (1917-1918)

Burhanzade Hakkı Efendi (1918-1919)

Gevrakizade Hacı Vehbi Efendi (1919)

Mehmet Muhlis [Koner] (İkinci defa; 1919-1923)

Kazım Gürel (1923-1927)

Halis Ulusan (1927-1930)

Şevki Ergun (1930-1938)

Muhsin Faik Dündar (1939-1946)

Mehmet Muhlis Koner (Üçüncü defa; 1946-1950)

A. Samet Kuzucu (1950)

Rüştü Özal (1950-1954)

İbrahim Aşçıgil (1954-1955)

Nafiz Tahralı (1955-1957)

Cemil Keleşoğlu (Vali-vekil; 1957-1958)

Sıtkı Bilgin (1958-1960)

Muhlis Babaoğlu (Vali) (28.06.1960-25.09.1960)

Macit Öngen (Vali muavini) (25.09.1960-03.11.1960)

Ahmet Hilmi Nalçacı (1963-1970)

Yılmaz Kulluk (1970-1977)

Mehmet Keçeciler (1977-1980)

Lütfü Tuncel (Vali) (1980-1984)

Hüseyin Polat (02.02.1984-25.03.1984)

Ahmet Öksüz (1984-1989)

Halil Ürün (1989-1999)

Mustafa Özkafa (1999-2004)

Tahir Akyürek (2004-...)

 

BİBLİYOGRAFYA:

KŞS, 14/159; 16/17, 91; 18/51; 19/146; 29/79; 35/50; 48/2; Konya Belediyesi Çalışma Raporu, 1967; 1968; 1969; 1972; 1976; 1977; 1979; 1980; 1981; 1989; 1991; 1993; 1995; 1997; 2004; 2010; 2011; KVS, 1285, 82; 1286, 70; 1287; 1288; 1289; 1290; 1291; 1292; 1293, 5; 1294; 1295; 1296; 1298; 1299; 1300; 1301; 1302; 1303; 1304; 1305; 1306; 1307; 1309; 1310; 1312; 1314; 1317; 1322; Akdağ, 2011, 28, 32, Akgündüz, 2005; Aytekin, 2003; Çolak, 1992, 38; Ergin, 1936; Kallek, 1998; Oğuzoğlu, 1988; Es, Arşiv, “Konya Belediye Reisleri”; Karagöz, 1977, 3; Ortaylı, 1994; Komisyon, 1938; Komisyon, 1965, 27-28; Sural, Konya, 22 Temmuz 1975; Tümerkan, 1946; Uğurlu, 1958, 13-18; Tekeli-Ortaylı, 1978; Yörükoğlu, 2009; Yurt Ansiklopedisi, 1983, VII/5190.

 

HASAN YAŞAR-M. SABRİ DOĞAN

(KONYA ANSİKLOPEDİSİ 6. Cilt)

 

Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı © Tüm Hakları Saklıdır